Döndüm geldim
Windows Live Writer adında da bir yazılım yükledim, onu deniyorum şimdi. Onun dışında her şey yolunda.
.anything strange
Windows Live Writer adında da bir yazılım yükledim, onu deniyorum şimdi. Onun dışında her şey yolunda.
Birkaç gündür yazamıyorum. Malum, hem Mac OS X PC sitesi ile uğraşıyorum, hem de bayram araya girdi, Türkiye'ye geldim bir haftalığına. Aylardır yağmur hasreti çeken İzmir, sanırım uçakla birlikte gelen İngiliz havasından nem kapmış olacak ki şakır şakır yağmur yağdı. Dün akşam KITCHWITCH ile birlikte Özdere'deydik, Kuşadası tarafından gelen şimşek seslerine aldanarak dedik yolun ortasına kuralım tezgâhı, çıkalım yağmuru izleyelim. Ama ne olduysa oldu, bulutlar bir türlü Özdere tarafına gelmedi, şimşeğin görüntüsü ile sesi arasındaki süreç uzadıkça, ümidimizi yitirdik ve yattık uyuduk. Ama gece 3 gibi, gök yarıldı ve yağmur sonunda yağdı. Ha ne oldu, bir tarafımız şişmedi.
İyi bayramlar. Dönüyorum İngiltere'ye Perşembe günü.
Bırakın kardeşim göç etmeyi falan. Bu ülkede (İngiltere), musluğunuz mu bozuldu, tuvaletinizin borusu mu patladı, bir tamirci çağırmanın fiyatı 100 - 150 YTL. Pazar günü ise bu fiyat 250 YTL'ye çıkıyor. Bu ne yahu!
Uzun zaman oldu ben Türkiye'ye dönmeyeli. Bayram'da sanırım Türkiye'de olacağım, muhtemelen bir haftalığına. En son İstanbul'a gitmiştim Evanescence konserine. İşte siz hesaplayın, o zamandan beri yokum.
Sağ menüde gördüğünüz siteler var bana ait. MacOSXPC.Com da onlardan biri. Bugün biraz çeki düzen verdim siteye.
Yani aslında geleli dün tam bir hafta oldu, ama gelir gelmez bir sürü iş çıktı, bunlardan en önemlisi de taşınmak. Brighton'dayım yine ama Brighton içerisinde başka bir eve taşınıyoruz, geçtiğimiz hafta ancak taşıdık eşyaları, Sion'un arabasıyla... Çocuğun ölüsü çıktı bize yardım edeyim derken, ama değdi.
Onun dışında, geçtiğimiz Salı günü, Brighton'da Varndean Koleji'nde IELTS kursuna başladım. Her Salı... Bakalım nasıl geçecek.
Şimdilik bu kadar.
NOT: Avrupa Turu resimlerini en kısa sürede ekleeyceğim siteye, biraz sabır.
Garip bir şehir yahu burası. Nasıl anlatsam ki... Türk popülasyonunun en yoğun olduğu Avrupa şehrinin Almanya olduğu aşikar. Ancak ben Köln'deyken, ne yalan söyleyim, ne bu kadar Türk gördüm, ne de Türkler tarafından işletilen dükkan. Üstelik Rotterdam'da garip olan şey, mağaza isimlerinin de Türkçe olması. Ömür lokantası, Dünya Döner, Ayhan Emlak... Onlarca mağaza hepsi Türkçe. Girdiğim her mağazada mutlaka bir Türk ya çalışıyor ya da alışveriş yapıyor.
Kısacası, ek$i'de birisinin dediği gibi, Rotterdam'ı ziyaret etmemiş bir kimse, ben Türkiye Turu yaptım diyemez, dememeli.
Rotterdam Köln'e kıyasla küçük bir şehir ancak dünyanın en büyük limanlarından biri bu şehirde bulunuyor. Şehir, II. Dünya Savaşı'nda Almanlar tarafından dümdüz edildiğinden, şehirdeki binaların hepsi yeni, modern. Mini bir Manhattan hissi vermiyor değil.
Garip olan bir diğer şey ise, mağazalar kredi kartı kabul etmiyorlar. Büyük alışveriş merkezleri bile. Kredi kartına karşı bir antipatisi var bu insanların. Ola ki Rotterdam'a, daha doğrusu Hollanda ve çevresindeki Felemenk ülkeleri ziyaret etmek istiyorsanız, yanınızda mutlaka nakit bulundurun, aksi bir durumda aç kalabilirsiniz, zira biz dün çok sıkıntı çektik.
eBay'de satmak üzere 7 adet GPS alacaktım, toplam fiyatı 1500 Euro. Ama adam kredi kartı kabul etmedi, olacak şey değil.
Neyse, bugün belki Amsterdam'ı ziyaret edebiliriz. Rotterdam'da alışverişten başka yapacak pek bir şey yok gibi görünüyor. Belki de etmeyiz, dur bakalım, şimdi belli değil, daha yeni kahvaltı ettik.
Yarın akşam Brighton'a, eve geri dönüyoruz. Özlemedim değil.
Kahvaltı ettim az önce. Şimdi de çay içiyorum. Otelin odasında su ısıtıcısı var ama odaya çay koymamışlar, oldu mu şimdi? İtiraf ediyorum, kahvaltı salonundan 6 adet poşet çay çaldım, duyurulur :P
Farkindaysaniz Antwerp ile ilgili bir sey yazamadim cunku bulundugumuz otelde internet yoktu, ayrica hava da cok soguktu. Antwerp ile ilgili soylenecek pek bir sey yok aslinda. Sadece katedral guzel ve bir cadde uzerinda 4 adet McDonalds bulunmasi beni sasirtti. Onun disinda pek bir sey yok aslinda.
Rotterdam'a geldik bugun. Yine soguk hava, sanirim, en azindan Kuzey Avrupa'ya kis gelmis gibi gorunuyor.
Bugun biraz gezdik otelin konumu tam alisveris yapilacak yerde. Butun gunumuzu orada gecirdik, simdi de bir bar (!)'a geldik. Her sey yolunda. Pazar gunu Brighton'a geri donecegiz.
Sonra yine yazarim, simdilik iyi gunler.